çatt!!
.
burda düşler renksiz.. siyahtan beyaza tek renk hayaller.. günlüklerin, yıllıkların ve de aylıkların boyası atmış. musluklar kapalı ama çeşmeler damlatıyor. soguk mu? o iliklerime kadar yakıyor beni. dediklerime inanmayanlar çogunlukta.. oysa katı yüzeyler kadar gerçek sözlerim.. onları hayal yapan; senin duyduklarını duymaman, gördüklerini görmemen sadece..
..
elini usulca içeri uzattı. yokalaştılar. birbirlerini ilk kez görüyorlarmış gibi bir halleri vardı. oysa bugün oldukları yerde çok kez, selamlaşmışlardı. biri sol elini uzattıgında diğeri sağı uzatırdı. biri sağ gözünü kırptıgında diğeri solu kırpardı hep; aralarında gizli bir anlaşma vardı adeta. birbirlerinin tebessümünü taklit etmeyi, aynı anda sırıtmayı ve bu sırıtışı kulaklarına kadar yaymayı adet edinmişlerdi.
ama bugün durum biraz daha farklıydı. sanki aralarında kuvvetli bir rüzgar esmişti. ikisininde kaşları çatıktı. ikisi de ağlamaya birkaç adım mesafedeydi. ve daha kötüsü artık düşmandılar. üstelik bu düşmanlığı ikiside biliyordu.
ellerinde sert kaya parçaları vardı şimdi. kaya parçaları karaydı, büyüktü ve tamamiyle birbirisinin aynısıydı. tek fark kayaları tutan ellerin birinin sağ diğerinin sol olmasıydı. birbirlerine iyice yaklaştılar. kayaları havaya kaldırdılar.
"çattt" diye bir ses duyuldu. artık tek kişi vardı ve birine ait bir "ben" gitmişti.
&&&
- çatttt!!!
- ayna kırıldı!
